7 Günde İzlanda Ring Road – 1. Bölüm

7 günde Ring Road rotasını yapmaya karar verdiğimiz için yol üstündeki bazı noktalarda fedakarlıklar yapmamız gerekiyordu. Bu yazıda bizim onca seçenek arasından uğramayı tercih ettiğimiz noktalardan bahsedeceğiz. 9-10 günlük bir rotada hem daha az araba kullanabilir, hem de daha fazla yere uğrayabilirsiniz. Biz bu şekilde uygun uçak bileti bulduğumuz için 7 günlük bir planlama yaptık ve çok memnun kaldık. Hadi başlayalım!

Kerid

Reykjavik’te bir gece konakladıktan sonra şehirde hiç zaman kaybetmeden Thingvellir National Park’a doğru yola çıktık. Park hem tarihi, hem de jeolojik özellikleri nedeniyle oldukça popüler. İzlanda tarihi bu bölgede başlamış ve park içinde gezebileceğiniz kalıntılar mevcut. Ek olarak Thingvellir Orta Atlantik Sırtı’nın (Mid-Atlantic Ridge) deniz seviyesinden yukarıda görülebilen nadir kısımlarından. Orta Atlantik Sırtı, Atlas Okyanusu ile Kuzey Okyanusu arasında, büyük bölümü sular altında bulunan bir sıradağ kümesi. Biz jeoloji konusunda uzman değiliz ama daha anlaşılır cümlelerle ifade etmek gerekirse; İzlanda aslında bir dağın sular üzerinde bulunan tepesi ve bu sıra dağlar kıta sürüklenme kuramının geliştirilmiş hali olan Levha Hareketlerine göre iki kıtanın birbirine çarpışması sayesinde oluşmuş. Thingvellir içinde çarpışan iki levha olan; Avrasya ve Kuzey Amerika kıta tektonik levhaları arasında yürüyebiliyorsunuz.

Park da Öxararfoss Şelalesi ya da Langjökull Glacier gibi birçok doğa güzellikleri de mevcut. Normalde koca 1 gününüzü rahatlıkla alabilecek bölgeye biz yarım gün ayırabildik. Araçla gidebildiğimiz yerlere araçla gitmeyi tercih ettik. Diğer yerlere de yürüdük. Siz zamanınıza göre planlama yapabilirsiniz.

İzlanda’daki en eğlenceli şeylerden biri de araba yolculuğu. Yol boyunca gördüklerinizle her 15 dakikada bir durma duygusunu içinizden atamıyorsunuz. O nedenle yolculuk sürelerini hesaplarken mutlaka bunu da hesaba katmalı. Biz Thingvellir’dan çıktıktan 15 dakika sonra muhteşem Thingvallavatn Gölü kenarında gezinmek için durduk.

İkinci durağımız Great Geysir oldu. Magma ve yer altı suları birleştiğinde yeryüzüne yüksek basınçlı sıcak su fışkırtan bu deliklere Türkçe’de de gayzer deniliyormuş. Geysir jeotermal bölge olan Haukadalur Vadisi üzerinde bulunuyor. Yol boyunca fokur fokur kaynayarak akan minik akarsuları görebiliyorsunuz.

70 metreye kadar çıkabilen patlamalar yaklaşık 5 dakikada bir gerçekleşiyor.

Yolumuza Gullfoss Şelalesi ile devam ettik. Gullfoss Şelalesi 32 metre yüksekliğinde iki basamaklı, inanılmaz heybetli bir şelale. Uzaktan görmeye başladığınız andan itibaren sizi etkisi altına alıyor. Her ne kadar biz gittiğimizde kalabalık saatler olsa da insanlar şelalenin yanında o kadar küçük ki varlıklarından rahatsızlık bile duymuyorsunuz. İzlanda’nın mutlaka görülmesi gereken doğa güzelliklerinden biri. Mümkünse sabah saatlerinde uğrayarak tüm şelalenin keyfini yalnız da çıkarabilirsiniz.

Bu turu Kerid Volkanik Krateri ile kapattık. İzlanda’daki birçok alana giriş ücreti yoktu. İlk gün sadece Kerid için giriş ücreti (350 ISK) ödedik. Eskiden aktif bir Volkan olan Kerid, zamanla tüm magmasını tüketip konik tepesi çökerek oluşmuş. Şu anda içinde masmavi de bir gölü var.

Kerid

7 Günde İzlanda Ring Road – 2. Bölüm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir