Eski Zamanlara Yolculuk: Dubrovnik

Dubrovnik’e gitmek zaman makinasına binmek gibiydi. Dünya’nın en iyi korunmuş Orta Çağ şehirlerinden biri olan Old Town bölgesi, sizi alıp başka bir zaman dilimine ışınlıyor adeta. Game of Thrones dizisinin burada çekilmesinin de başlıca nedenlerinden biri bu. Old Town’ın kapısından girdiğiniz anda kendinizi bir film setinde gibi hissediyorsunuz.

Old Town

Dubrovnik ile ilgili en sevdiğimiz şeylerden biri de kolay ulaşılabilir olması oldu. İstanbul’dan yaklaşık 1 buçuk saatlik bir uçuşla şehire vardık. Havaalanından yarım saatlik bir yolculuk sonrasında ise Old Town’daydık. Biz herşeyin merkezinde kalmayı tercih ettik. 3 günümüz vardı ama doya doya her yerin keyfini çıkarma imkanımız oldu. Geceliği yaklaşık 300 TL olan bir Airbnb evi tuttuk. Airbnb’de şehrin dokusuna uygun birçok güzel konaklama yeri bulmak mümkün, birçoğu da otel konforunda.

Airbnb Evimizin Bahçesi

Yaz aylarında şehrin çok kalabalık olduğunu söylüyorlar. O nedenle biz bahar aylarını tercih ettik ve hiç sorun yaşamadık. Özellikle erken saatlerde hareket ederek kalabalığı rahatça atlatabiliyorsunuz. Bahar aylarında gitmenin tek dezavantajı deniz aktivitelerinden yararlanamamak. Biz bu nedenle ada turlarını tercih etmedik ama daha sıcak dönemde gidenler, ada turlarını da değerlendirebilir.

Peki bizim gibi 2-3 günlük bir kaçamak yapacaksanız neler yapmanızı öneririz?

  • Old Town: 11. ve 17. yüzyıllar arasında yapılmış ve hala büyük ölçüde korunan eski şehrin sokaklarında kaybolun. Neredeyse her sokakta görmeye değer bir ev, bir kule ya da geçit var. Biz tüm günümüzü dondurmalarımızla sokaklar arasında gezinerek geçirdik diyebilirim.
  • Cable Car: Tüm şehri, Adriyatik Denizi’ni ve minik adaları harika bir gün batımı ile izleyebileceğiniz teleferik deneyimini mutlaka değerlendirmenizi öneririz. Dilerseniz yukarıda yer alan restoranlarda güzel bir akşam yemeği de yiyebilirsiniz.
  • Walls of Dubrovnik: Old Town’ı çevreleyen ve eski zamanlarda şehri düşmanlardan koruyan duvarlarda güneşin ilk ışıkları ile güzel bir gezintiye çıkabilirsiniz. Yaklaşık 2 km uzunluğundaki yürüyüşte bol bol muhteşem manzara tarafından ele geçirileceksiniz. Saat ilerledikçe yürüyüş yolu çok daha kalabalıklaşıyor ve keyfinde ciddi bir azalma oluyor. 8’de kapılarını açar açmaz gitmenizi öneririz. Gün batımının da inanılmaz olduğunu söylüyorlar ama biz kalabalık olmasını istemedik ve gün batımı için Cable Car’ı tercih ettik.

Duvar üstündeki kafelerde sabah kahvenizi içmeyi de unutmayın!

  • Lovrijenac Fortress: Şehri koruma amaçlı yapılan kale, Game of Thrones sahnelerinden hatırladığımız bir yerdi. Walls of Dubrovnik dışında, koyun karşı kıyısında yer alan kaleye, Walls of Dubrovnik biletiniz ile girebiliyorsunuz. O nedenle bu turu aynı gün içinde yapmanızı öneririz.
Lovrijenac Fortress’den Manzara

 

  • West Harbour: Yine Game of Thrones sahnelerinden hatırladığımız bu mini liman aşırı keyifli bir yer, öğlen yemeği ya da sabah kahvaltısı için marketten alışveriş yapıp burada muhteşem manzaraya karşı ufak bir piknik yapabilirsiniz. Akşam burada şarap içen gruplar da vardı. Aynı şekilde akşam için de değerlendirilebilir dilerseniz.

Şehirde deneyim açısından bizi etkileyen birkaç restoran vardı. Onları da paylaşmadan geçemedik.

Birincisi Barba isimli deniz ürünlerinden sokak yemeği yapan butik bir restoran. Fıçı biralarınız eşliğinde deniz ürünü burger, kalamar ya da karides kızartması gibi birbirinden leziz yemekler yiyebilirsiniz. Biz ahtapot burger tercih ettik ve çok memnun kaldık. Porsiyonlar çok büyük, 1 burgeri rahatça iki kişi yiyebilirsiniz.

Bir diğeri ise Boşnak restoranı Konoba Taj Mahal, birbirinden lezzetli geleneksel yemekler servis ediyorlar. Biz 10 parça köfteden oluşan bir tabak ve fırın patates söyledik. Hepsi birbirinden lezzetliydi. Yoğun dönemde rezervasyonsuz almıyormuş, aklınızda olsun.

Bir diğer tavsiyemiz de Buza Bar’a uğramanız. Kalenin kurulduğu kıyıdaki kayalıklarda yer alan bu bar size eşsiz bir Adriyatik Denizi manzarası sunuyor. Yaz aylarında buradaki kayalardan atlayarak denize giriliyormuş. Ancak tehlikeli olduğunu duyduk, aman dikkat!

Son olarak da dondurma için kesinlikle Peppino’s Ice Cream Shop’u ve büyük külahlarda güzel bir gelato denemizi tavsiye ederiz.

Keyifli seyahatler!

 

0

1 comment

  1. Turuncuyla donanmış müthiş fotoğraflar… Hem tarihi dokusu hem de deniz kenarında olmasıyla ilham verici bir şehir. Sayenizde tanımış oldum, teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir