Bolonya’da dolu dolu 1 gün

Bolonya güzelliği ile bizi şaşırtan yerlerden biri oldu. Daha önce hakkında çok fazla araştırma yapmadığımız bir şehirdi. O nedenle uçak bileti alırken pek beklentimiz yoktu. Toskana bölgesine ulaşabileceğimiz bir yer olması bizim için yeterliydi. Fakat Bolonya’da zaman geçirince ne kadar güzel bir yer olduğunu anladık. Atmosferi Siena ile çok benzer. Turuncu ve somon renkleriyle bezeli, dar sokakları ve tarihi binaları ile tam bir İtalyan şehri!

Üstelik başka bir artısı daha; burada daha uygun fiyatlı ve lezzetinden ödün vermeyen yerler bulmak çok daha kolay oldu. Pegasus kampanyalarında Bolonya için oldukça uygun biletler oluyor, aklınızda bulunsun.

Bolonya için zamanımız dar olduğu ve tatilin son gününe denk geldiği için çok planlama yapamamıştık. O nedenle otelin verdiği turist haritası ile basit bir şehir turu yaptık. Otelimiz tarihi şehrin biraz dışındaydı ama oldukça memnun kaldık. Funtanir ismi ile aratabilirsiniz.

Haritamız ile önemli meydan ve binaların tümünün önünden geçtik. Daha kapsamlı müzeleri de dahil edeceğiniz bir tur yapmak isterseniz 2-3 gün gerekecektir. Fakat bizim yaptığımız gibi bir şehir turu için 1 gün yeterli oluyor.

Bologna Katedrali olarak da geçen San Petronio Basilica’nın yer aldığı Piazza Maggiore adlı meydan şehrin en hareketli noktalarından biriydi.

Piazza Maggiore

Yine aynı meydan da ünlü Fountain of Neptune çeşmesi/heykeli ve Town Hall olarak geçen Palazzo D’accursio O Comunale de yer alıyor. Yürüyüşümüze buradan başlayıp, tarihi şehir kütüphanesi Palazzo Dell’archiginnasio’dan geçerek Bassilica of San Domenico taraflarına yürüdük.

Bassilica of San Domenico

Buradan şehrin en sevdiğimiz bölgesi olan, eski market alanı Quadrilatero’ya ulaştık. Bu alanda birçok kafe ve restoran yer alıyor, şehrin keyfini çıkarmak için güzel bir bölge.

Quadrilatero

Buradan Piazza San Stefano’ya yürüdük, şehrin en büyük kiliselerinden Santo Stefano’nun bulunduğu meydan yine zaman geçirmek için güzel alternatiflerden.

Piazza San Stefano

Buradan şehrin simgelerinden biri olan Two Towers’a geçtik.

Two Towers

Finestrella di Via Piella adlı kanala açılan pencereyi de duymuştuk ama lokallerin tavsiyesi ile burayı atlamaya karar verdik. Siz de internetten bakıp kendiniz değerlendirebilirsiniz.

Gece Bologna’nın ünlü bolonezinden yemek için San Silvestro in Cantina’yı tercih ettik. Restoranın yer aldığı Piazza Minghetti çok tatlı bir bölge, kokteyl için de birkaç mekan vardı.

Öğle yemeği ve kahvaltı için de birer öneri verelim. Hem öğle, hem akşam yemeği servis eden Trattoria Baraldi hem hesaplı, hem de çok lezzetli alternatifler sunuyor. Via del Pratello diye geçen bu bölge genelde yerel halk tarafından tercih ediliyor. Sıra sıra ekonomik yemek seçenekleri sunan restoranlar var.

Kahvaltı içinse Pappare kesinlikle ama kesinlikle uğranması gereken bir yer. Hayatımızda gördüğümüz en fazla kruvasan çeşidi buradaydı. Kesinlikle fındıklı çikolata dolgulu olanı denemenizi tavsiye ederiz.

Kahvaltıdan sonra şehire ve tüm İtalya seyahatimize tatlı bir veda etmek için kişi başı 5 euro ödeyerek kulelerden Asinelli’ye çıkmaya karar verdik. 498 merdivenli kulenin hem içinde, hem de tepesinde harika manzaralar var.

Asinelli

İtalya her zaman keyifli bir yer ama biz çizdiğimiz rotayı doğa/şehir, yoğunluk/dinleme olarak da çok ama çok sevdik. Umarız deneyimlerimiz sizler için de faydalı olur.

Herkese keyifli seyahatler!

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir